Salı, Temmuz 21, 2026

info@arttmodernmiami.com

Havuzdaki Büyük Balık mı, Okyanustaki Küçük Balık mı?

-

|

Biraz ego, biraz cesaret, biraz da kendinle dalga geçebilme sanatı

Küçük Bir Krallıkta Büyük Hissetmek

Hadi dürüst olalım.
 Hepimizin hayatında en az bir dönem vardır ki… havuzun en büyük balığıyızdır.

Herkes seni tanır.
 Ne yaptığını bilir.
 Hatta bazen senden biraz çekinir.

Girdiğin ortamda bir hava değişir

__evet, o sensin.

Ama işin komik tarafı şu: Havuz küçük olduğu için mi büyüksün… yoksa gerçekten büyük olduğun için mi havuz sana küçük geliyor?

İşte art terapinin tatlı tokadı tam burada gelir.

Çünkü havuz sana şunu fısıldar:
 “Harikasın.”
 Ama aynı anda şunu da saklar:
 “Çünkü burası zaten senin ölçüne göre tasarlanmış.”

Konfor alanı çok zarif bir illüzyondur.
 İçindeyken başarı gibi hissedilir.

Okyanusta “Ben Neyim Ya?” Krizi

Sonra bir gün… bir şekilde kendini okyanusta bulursun.

Kimse seni tanımaz.
 Kimse seni beklemiyordur.
 Ve en önemlisi… kimse senin ne kadar “iyi” olduğunu henüz umursamaz.

İlk his?
 Hafif bir panik.
 Sonra klasik iç ses:
 “Ben burada ne yapıyorum?”

Ama işte büyüme tam burada başlar. Art terapide buna çok güzel bir yerden bakılır: Küçülmek, aslında egonun kabuğunu çatlatmaktır. Çünkü ilk kez şunu fark edersin:
 Sen sadece bulunduğun yerin yansıması değilsin.

Ve evet…
 bir süre kimse seni alkışlamaz.
 Ama sen, ilk kez gerçekten kendi sesini duymaya başlarsın.

Biraz Gerçekçilik: Hepimiz İkisini de Yaşıyoruz

Şimdi çok net konuşalım:
 Kimse sürekli okyanusta yaşayacak kadar “zen” değil.
 Kimse de sonsuza kadar havuzda kalacak kadar “rahat” değil.

Hayat aslında şöyle çalışıyor:

  • Bir yerde parlıyorsun → “Tamam, oldum galiba” diyorsun
  • Sonra yeni bir yere giriyorsun → “Hiçbir şey bilmiyormuşum” diyorsun

Ve bu döngü… utanç verici değil. Aksine, sağlıklı.

Sanat da böyle ilerler zaten. Bazen kendini tekrar ederek güçlenirsin. Bazen kendini bozarak büyürsün.

Asıl Mesele (Biraz Can Yakabilir)

Gerçek soru şu:

Büyük görünmek mi istiyorsun…
yoksa gerçekten büyümek mi?

Çünkü büyük görünmek için: doğru havuzu bulman yeterli.Ama büyümek için: yanlış hissettiren, seni zorlayan, hatta bazen biraz utandıran o okyanusa girmen gerekir.Ve kabul edelim…  çoğumuz ilk seçeneği daha sık tercih ediyoruz. ��

 Küçük Bir İtiraf

Belki de en dürüst cevap şu: Hepimiz, önce havuzda kendimize aşık oluyoruz…sonra okyanusta kendimizi yeniden tanıyoruz. Ve eğer şanslıysak,
 bir noktada şu noktaya geliyoruz: Artık nerede olduğumuzdan çok, nasıl biri olduğumuz ilgimizi çekmeye başlıyor.Çünkü mesele hiçbir zaman sadece balık olmak değildi.
 Mesele…
 kendi derinliğini fark edebilmekti.

Tuğba Yazıcı
 Artist, Writer & Producer

Instagram: @tugbayaziciofficial
 Facebook: Tuğba Yazıcı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!
Önceki İçerik

Share this article

Recent posts

spot_img

Popular categories

spot_img