Çarşamba, Ağustos 26, 2026

info@arttmodernmiami.com

DÜŞÜNEN GÖZ

-

|

EROL ETİ – SANATÇI RÖPORTAJI

Hazırlayan: ARTTMODERNMIAMI GAZETTE
 -Sanat, Kültür ve Yaşamın Çağdaş Sesi-

     Sanat bazen bir renkle, bazen bir çizgiyle, bazen de yıllar boyunca zihnimizde kalan bir görüntüyle konuşur. Prof. Erol Eti’nin altmış yılı aşan sanat yolculuğu da geometri, renk, bellek ve doğa arasında kurulan özgün bir görsel dile dayanıyor.

     Sanatçı ve akademisyen kimliğiyle kuşaklara ilham veren Erol Eti, Anadolu’nun köklü mirasını çağdaş ve evrensel bir bakışla buluşturuyor. ARTTMODERNMIAMI GAZETTE olarak bu özel röportajda sanatçının dünyasını, düşüncelerini ve “Düşünen Göz 2” sergisine uzanan yolculuğunu kendi sözleriyle okuyucularımıza sunuyoruz.


—-ARTTMODERNMİAMİ: Erol Eti kimdir? Kendinizi ARTTMODERNMIAMI GAZETTE’in uluslararası okuyucularına kendi sözlerinizle nasıl tanıtmak istersiniz?
  
 —EROL ETİ: 1963-2020 yılları arasında İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda (günümüz Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) görev almış bir sanatçı ve akademisyenim. Akademik kariyerim boyunca Dekanlık, Resim Bölümü Başkanlığı ve Müdürlüğü yapmış; Güzel Sanatlar Enstitüsü, Temel Sanat Eğitimi, Geleneksel Türk Sanatları ve Fotoğraf bölümlerinin kuruluşuna öncülük ettim. Sanat danışmanlığı (TBMM Başkanlığı) ve Avrupa Konseyi Taşınır Kültür Varlıkları Komisyonu gibi uluslararası platformlarda temsil görevlerinde bulundum. Üretimlerimde cam ve ayna altı, yağlı boya, akrilik, gumus ve altin varak gibi teknikleri kullanarak rasyonel düşünce ile imgelemi buluşturan geometrik ve soyut bir dil kuruyorum.
  
 —ARTTMODERNMİAMİ: Sanatla ilişkiniz nasıl başladı? Hayatınızın hangi döneminde sanatın sizin için bir meslekten çok bir yaşam biçimi olacağını fark ettiniz?
  
— EROL ETİ:  Sanat benim için biçimden çok düşüncenin, görünenden çok bellekte kalanın peşine düşen bütüncül bir yolculuktur. Eğitimcilik ve sanatçılık yıllarım boyunca temel formların, ana renklerin ve doğadaki dengenin peşinden giderek sanatı akademik ve zihinsel bir varoluş alanına dönüştürdüm.
  
 —-ARTTMODERNMİAMİ: Uzun bir sanat yaşamının ardından geriye baktığınızda, genç Erol Eti ile bugünkü Erol Eti’nin sanata bakışı arasında en büyük değişimin ne olduğunu düşünüyorsunuz?
  
 — EROL ETİ: Yıllar içinde geliştirdiğim dil, parçalardan bağımsız bir sonsuzluk eksenine oturdu. Gençlikten bugüne uzanan çizgide, mimari bellek ile geometrinin kesiştiği, doğanın gücünü ve kırılganlığını matematiksel bir kesinlik ve soyut bir derinlikle ele alan olgun bir bütünlüğe ulaştı.


  
 —-ARTTMODERNMİAMİ: Eserlerinizde geometri, renk, çizgi ve biçim güçlü bir görsel dil oluşturuyor. Geometri sizin için yalnızca estetik bir yapı mı, yoksa dünyayı ve insanı anlamanın da bir yolu mu?
  
 —- EROL ETİ:  Geometri yalnızca estetik bir yapı değil; görsel sanatların temel alfabesi ve dünyayı anlamlandırma yöntemidir. Bauhaus’un form ve renk kompozisyonları, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1937’de kaleme aldığı Geometri kitabı düşün dünyamı derinden etkilemiştir. Geometrik biçimleri ve ana renkleri temel bir alfabe olarak kabul ediyor, matematiksel temeller üzerine kurduğum geometrik uzayda estetik ve anlamsal bir denge arıyorum.
  
 —ARTTMODERNMİAMİ: Çalışmalarınızda zaman, mekân, bellek ve sonsuzluk gibi evrensel kavramlar öne çıkıyor. Bu kavramlardan hangisi sanatınızı en güçlü biçimde besliyor ve neden?
  
 —EROL ETİ: Bu kavramlar birbirinden ayrı düşünülemez; ancak mimari bellek ve sonsuzluk ekseni çalışmalarımın omurgasını oluşturur. Eserlerim anlık görüntüler yerine bellekte kalan izleri, zaman ve mekân ilişkisini çizgi, renk ve doku katmanlarıyla soyut bir düzlemde sorgular.
  


 —ARTTMODERNMİAMİ: Sanatınızda rasyonel düşünce ile hayal gücünü bir araya getiriyorsunuz. Bir eser ortaya çıkarken sizin için başlangıç noktası nedir: bir düşünce, bir duygu, bir görüntü, yoksa sezgi mi?
  
 —EROL ETİ: da oyunda olacağı Eserlerimin çıkış noktası düşünce ve matematiksel kurgudur. Bauhaus vizyonundan beslenen bir anlayışla, rasyonel düşünce ile imgelemi dengeli biçimde bir araya getiriyor; doğanın geometrisi arasına gizlenmiş renk hareketliliğini ve içsel dışavurumları bu yapı üzerinde inşa ediyorum.
  
 —ARTTMODERNMİAMİ: Geleneksel cam altı sanatını çağdaş tekniklerle yeniden yorumlayan çalışmalarınız da sanat yolculuğunuzun önemli bir parçası. Sizce bir sanatçı gelenekle nasıl ilişki kurmalı? Geçmişi koruyarak yenilik yaratmak mümkün mü?
  
 — EROL ETİ: Kesinlikle mümkündür. Anadolu’nun kadim bir el sanatı olan cam altı resmini Türkiye’de ilk kez yenilikçi ve çağdaş tekniklerle yorumlayarak bu ekolün geleceğe taşınmasına öncülük ettim. Gelenek, olduğu gibi tekrarlanmak yerine derinliği, renk hareketliliği ve özü korunarak çağdaş sanat diliyle geleceğe aktarılmalıdır.
  
 —ARTTMODERNMİAMİ: Sanatçı kimliğinizin yanında uzun yıllar boyunca eğitimci ve akademisyen olarak da önemli bir rol üstlendiniz. Sanatçı Erol Eti ile eğitimci Erol Eti birbirini nasıl besledi? Öğrencilerinizden sizin de öğrendiğiniz şeyler oldu mu?
  
 —EROL ETİ: Türkiye’de Temel Sanat Eğitimi ile Geleneksel Türk Sanatları bölümlerini kurarken ve yönetirken eğitim ile atölye pratiğini hep iç içe yürüttüm. Temel tasarım ilkelerini aktarırken öğrencilerimin deneysel üretimleri ve Bauhaus yaklaşımının somut yansımaları, kendi akademik ve sanatsal vizyonumu daima diri tutmuştur.
  


 —-ARTTMODERNMİAMİ: Sanat eğitiminin çok önemli bir bölümünü “görmeyi öğrenmek” oluşturuyor. Sizce görmek öğretilebilir mi? Bir sanatçı zaman içinde farklı görmeyi öğrenebilir mi?
  
— EROL ETİ: Görmek, görsel sanatların alfabesi olan geometriyi, ana renkleri ve doğadaki formların etkileşimini okuyabilme disiplinidir. Doğru bir temel sanat eğitimiyle bakış derinleştirilebilir; sanatçı zamanla görünenin ardındaki mimari belleği ve sonsuzluk fikrini görmeyi öğrenir.
  
 —ARTTMODERNMİAMİ: Sanat dünyası bugün dijital teknolojiler, sosyal medya ve yapay zekâ ile çok hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Sizce teknoloji sanatın dilini zenginleştiriyor mu, yoksa sanatçı ile eser arasındaki ilişkiyi değiştirerek yeni sorunlar mı yaratıyor?
  
 —EROL ETİ: Teknik araçlar ne kadar değişirse değişsin, sanatın temelindeki rasyonel kurgu, biçim-renk dengesi ve düşünsel derinlik belirleyicidir. Teknolojiyi bir araç olarak görüp eserin özündeki düşünsel ve zamansız estetik korunabildiği sürece anlatım dili zenginleşir.
  
 —ARTTMODERNMİAMİ: Sanatın “evrensel bir dil” olduğu sık sık söylenir. Sizce gerçekten kültürlerin ve coğrafyaların ötesine geçebilen evrensel bir sanat dili var mı? Türkiye’de yetişmiş bir sanatçının eserinin New York, Miami, Paris, Tokyo ya da İstanbul’daki bir izleyiciyle aynı anda bağ kurabilmesini sağlayan şey nedir?
  
 —EROL ETİ: Formlarin, renklerin, doğanın kırılganlığının ve sonsuzluk arayışının dili evrenseldir. Anadolu’nun köklü görsel belleğini soyut dokuyla birleştirdiğinizde, dünyanın neresinde olursa olsun izleyici o ortak insanlık hafızası ve evrensel estetikle doğrudan bağ kurar.
  
 —ARTTMODERNMİAMİ: Bugünün uluslararası sanat dünyasında sanatın yanı sıra görünürlük, sanat piyasası, kişisel marka ve sosyal medya da giderek daha fazla önem kazanıyor. Sizce bütün bunların arasında kalıcı sanatın ölçütü nedir?
  
 —EROL ETİ: Kalıcılığın ölçütü popüler akımların ötesinde, zamana direnen düşünsel tutarlılık ve sağlam bir akademik, estetik altyapıdır. Yıllar geçse de bellekte kalan, mekân ve zamanı aşan özgün bir form dili kurabilmiş yapıtlar kalıcı olur.
  
 —ARTTMODERNMİAMİ: Son serginiz “Düşünen Göz 2”, farklı dönemlerde ürettiğiniz eserleri bir araya getiriyor. Yıllar önce yaptığınız bir eserle bugün yeniden karşılaştığınızda ona hâlâ onu yaratan sanatçı olarak mı bakıyorsunuz, yoksa artık siz de o eserin izleyicilerinden birine mi dönüşüyorsunuz?
  
 —EROL ETİ: Retrospektif bir bütünlük içinde eserlerle yeniden karşılaşmak, hem bir yaratıcı olarak kendi düşünsel sürekliliğinize tanıklık etmeyi hem de bağımsızlaşan bir plastik dille izleyici gibi yeni diyaloglar kurmayı sağlıyor. Eserler sonsuzluk ekseninde birleşerek sanatçısından bağımsız, zamansız bir varlık kazanıyor.


  
 —ARTTMODERNMİAMİ: Son olarak, ARTTMODERNMIAMI GAZETTE’in dünyanın farklı yerlerindeki okuyucularına tek bir düşünce bırakmanızı istesek: İnsan neden sanata ihtiyaç duyar?
  
— EROL ETİ: İnsan; görünenden öteye geçmek, mekân ve zamanın sınırlarını aşarak belleğinde ve ruhunda sonsuzluğun izini sürebilmek için sanata ihtiyaç duyar.

 DÜŞÜNEN GÖZ 2 – EROL ETİ


 Erol Eti’nin sanat dünyasını yakından keşfetmek isteyen sanatseverler, sanatçının son retrospektif sergisi **“Düşünen Göz 2”**yi ziyaret edebilir.

Sanatçının farklı dönemlerinden eserleri bir araya getiren sergi; Erol Eti’nin sanatsal vizyonuna, akademik mirasına ve özgün geometrik uzam anlayışına kapsamlı bir bakış sunuyor. Doğal ve geometrik formların bir araya geldiği çalışmalar; mekân, zaman, bellek ve sonsuzluk kavramları etrafında şekillenen sanat dilinin izlerini taşıyor.

Sergi: Düşünen Göz 2
 Sanatçı: Prof. Erol Eti
 Açılış: 3 Eylül 2026
 Sergi Bitiş Tarihi: 13 Ekim 2026
 Mekân: Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi
 Yer: Turgutreis, Bodrum, Türkiye

Hazırlayan: ARTTMODERNMIAMI GAZETTE
 -Sanat, Kültür ve Yaşamın Çağdaş Sesi-

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!
Önceki İçerik

Share this article

Recent posts

spot_img

Popular categories

spot_img