
Her yeni yıl aynı umutla başlar. Belki bu sefer farklı olur. Yeni yıl hedefleri yapılır, daha düzenli, daha sağlıklı, daha sakin bir “ben” hayal edilir. Ama yeni yıl hedefleri için oluşan motivasyon sandığımız şey çoğu zaman aslında başka bir duygudur: rahatlama. Eski yılın bitmiş olması, hataların geride kalmış gibi hissettirmesi. Sanki hayatta kısa bir duraklat tuşuna basılmıştır. Psikolojik olarak bu an geçmişte yapılan hatalarla aramıza mesafe koymamızı sağlar. Ama mesafe, değişim demek değildir. Günlük hayat geri geldiğinde, stres, yorgunluk ve duygusal alışkanlıklar da geri döner. Yeni yıl hedefleri bir anda beklediğimizden daha ağır hissettirmeye başlar. Bu insanların tembel olmasından değil, davranışlarının günlük hayatlarında aslında bir anlamı olmasından kaynaklanır.
Yeni yıl hedeflerini uygulamakta zorlanmamızın bir başka nedeni de genelde birer emir gibi kurulmalarıdır, birer soru gibi değil. “Daha üretken olmalıyım.” “Daha sağlıklı beslenmeliyim.” “Artık hayatımı toparlamalıyım.” Bu hedefler anlamaya değil, kontrol etmeye odaklanır. Çoğu zaman şu soruyu sormazlar: Bu davranışlar neden var? Ne işe yarıyorlar? Psikolojik açıdan bakıldığında, birçok davranış aslında stresle, duygularla ya da tükenmişlikle başa çıkma yoludur. Yeni yıl hedefleri bu gerçeği görmezden geldiğinde içten bir direnç oluşur. Zihin bu hedefleri destekleyici değil, baskılayıcı olarak algılar. Zamanla bu baskı kaçınmaya, suçluluk hissine ve aslında hiç gerçek hayata göre tasarlanmamış bir şeyde başarısız oluyormuş hissine yol açar.
Peki ya sorun motivasyon eksikliği değil de fazla katı olmamızsa? İşte “soft goals”, yani daha yumuşak hedefler burada devreye giriyor. Bu hedefler net sonuçlara değil, deneyime, hayatta yön bulmaya ve ruh sağlığına odaklanır. Dalgalanmalara, aksamalara ve hatalara alan tanır. Mükemmel olmayı şart koşmaz ve farkındalığı davet eder. Mesela şöyle hedefler olabilir: bedenimi iyi hissettiren şekilde hareket ettirmek, sadece daha üretken değil daha dinlenmiş hissetmek, strese daha şefkatli yaklaşmak, beni kontrol eden değil destekleyen rutinler kurmak. Psikolojik açıdan soft goals, iç baskıyı azaltır ve sürekliliği artırır. Odağı şu sorudan alır: “Nasıl biri olmalıyım?” yerine “Nasıl hissetmek istiyorum?”. Yeni yıl bizi baştan yaratmamızı istemez. Gelişim her zaman büyük bir reset gerektirmez. Bazen en sağlıklı başlangıç, beklentileri yükseltmek değil yumuşatmaktır. Kendimizi zorlamak yerine anlamayı seçmektir. İlerlemek için sıfırdan başlamamız gerekmez. Sadece insan olmaya alan bırakan hedeflere ihtiyacımız vardır. Belki de bu yıl mesele daha fazlası olmak değil, kendimizden daha az şey talep etmektir. Ve bu belki de en güçlü yeni yıl kararıdır.
İletişim Bilgileri:
Selina Demir
selinademir.aut@gmail.com
Instagram: selinademr


