Bir Son, Bir Başlangıç: Görünmeyen Zaferler

Bir Son, Bir Başlangıç: Görünmeyen Zaferlez
Zaman, her şeyi yavaşça dönüştürdü. Tüm o zorlukların ardından Süreyya ve Cem sonunda Amerikan vatandaşı oldular. Hayat, dışarıdan bakıldığında nihayet yerli yerine oturmuş gibiydi.
Haluk ise New York’ta bir hastanede saygın bir doktor oldu. Onu bugün gören kimse, bir zamanlar taksi şoförlüğü yaptığını, Amerika’ya ne şartlarda geldiğini, hangi zorluklardan geçtiğini tahmin edemez. Artık herkesin saygı duyduğu bir isimdi: Dr. Haluk Saygıner.
Süreyya ise hâlâ gülümseyen bir kadındı. Ama bazı gülümsemeler vardır… yalnızca görünen yüzdür. O, yaşadığı her şeyi kahkahalarının arkasına saklamayı öğrenmişti. Belki de başka türlü hayatta kalmak mümkün değildi.
Cem…
Bir süre yurtdışında bir iş deneyimi yaşadı. Ama o yolculuk da beklediği gibi bitmedi. Bir saldırıya uğradı. Ve yeniden Amerika’ya döndü. Hayatına kaldığı yerden, öğrenci olarak devam etti. Belki de onun bu hayattaki tekamülü ögrenmek, sürekli bir öğrenci olma haliydi. Belki de ögrenmesi gereken dersi, bir türlü ögrenemedi ve o basamagı bir türlü atlayamadı.
Süreyya, Haluk ve Cem’in hikâyesi burada sona eriyor gibi görünebilir. Ama aslında bu sadece bir son değil. Aynı zamanda bir hatırlatma: Her başarı hikâyesinin ardında, çoğu zaman görünmeyen zorluklar vardır.
Ve göçmenlik…
Dışarıdan bakıldığında bir yolculuk gibi görünse de, içeriden bakıldığında çoğu zaman dipsiz bir kuyudur. Kimsenin hikâyesi kimseye benzemez. Tıpkı parmak izleri gibi; her biri kendine özgü, her biri derin, her biri görünmeyen bir mücadele taşır.
Bu yüzden…
Kimsenin umudunu kırmayın. Çünkü bazen bir insanın sahip olduğu tek şey… umududur.
Bir sonraki yazıda,
başka bir göç hikâyesinde buluşmak üzere.
Melda Sherman
www.meldasherman.com
Not: Karakterlerin isimleri ve yaşadıkları şehirler değiştirilmiştir.


