
“Gençlik gençlerin elinde heba olur.– George Bernard Shaw
Gençlik gerçekten gençlerde heba mı oluyor? Yoksa bizler belli bir yaşa gelince gençlere biraz sitemkâr, biraz iç geçiren birtonla mı konuşuyoruz? Sanki şu gizli cümle de eşlik ediyor: “Biz çektik, siz de çekeceksiniz…” ya da o tanıdık ifade: “Bizimyaşımıza gelince anlayacaksınız… ama iş işten geçmiş olacak.”
Belki de bu söz gençlere değil, hayatın tuhaf zamanlamaduygusuna söylenmiş. Geri alınamayan, geçti mi gerçektengeçen ve bir daha geri gelmeyen tek şey zaman. Keşkelerin en yoğun yaşandığı, iç geçirişlerin en çok biriktiği yer.

Zamanın dili olsa ne derdi acaba? “Same old, same old… bir kere de beni şaşırtın” mı derdi? Milyonlarca kez aynı “keşke”leri, aynı “ah”ları dinleyen bir şey olsaydık, biz de yorulur muyduk? Belki de zamanın en büyük yükü bizim tekrarlarımızdır.
Gençlik aslında heba olmuyor, kaybolmuyor. Sadece onu anlayacak yaşa gelene kadar biraz biz kayboluyoruz. Bu da, hayatın bize yaptığı küçük bir şaka gibi.
Hayat sanki şöyle diyor: Sana enerji veriyorum, cesaret veriyorum , dürtü veriyorum.
Bir de Ferrari veriyorum.
Ama haritayı vermiyorum. Henüz değil. Yine de yola çıkıyorsun; biraz hız, biraz savrulma, birkaç küçük çarpışma… Sonra bir gün hayat geliyor ve “şimdi” diyor, “al sana navigasyon” Yanına bir de pusula ekliyor. Biraz perspektif, biraz yavaşlama bilgeliği.

Gençlikte enerji var, cesaret var, dürtü var. Ama perspektif… o biraz geç geliyor. Çünkü perspektifin kısayolu yok. Zamanla geliyor, deneyimle damlıyor. Ve bir gün fark ediyorsun; bazı şeyler artık daha net.
İngilizcede bir deyim var: “Hindsight is 20/20.”
20/20, göz ölçümünde mükemmel görüş demek. Yani geriye dönüp baktığında her şey kristal netliğinde görünür. Ama olayın içindeyken herkes biraz kör , biraz şaşı, biraz da şaşkındır. Ve o an için elinden gelenin en iyisini yapar.
İşin ironisi burada başlıyor. Bugün olayları net görebilmemizin tek sebebi, onların artık geçmiş olması. Yani o anda o netliği görmek zaten mümkün değildi.
Bu yüzden gençlikte yapılan “yanlışlar”, ileriden bakınca yanlış gibi görünür. Ama eğer o zamanki zihin bugünkü kadar net olsaydı, zaten o seçimler yapılmazdı. Demek ki zamanla ögrenmek , zamanla gelişmek ve zamanla bilgeleşmek diye bir süreç var. Ve bilgelik hızlandırılamaz .
Bunu anladığımızda yaptıklarımızı “hata” olarak damgalamak yerine “o zaman o şekilde olması gerekiyormuş” diyebiliriz. İşte bu bakış açısı; kendimize karşı daha adil, daha şefkatli ve daha destekleyici bir yer açar. Çünkü gençlik çoğu zaman gereksiz savaşları epik hikâyelere çevirerek , küçük şeyleri hayat memat meselesi yaparak, büyük şeyleri ise sessizce ıskalayarak yaşanır.
Belki de gençlik heba olmuyor. Belki gençlik hayatın taslak hali.
Karalamalarla dolu, silinmiş cümleler, yanlış seçimler, taşmış duygular … Ama o taslak olmadan nihai metin yazılmıyor. Biraz kalbin kırılıyor, biraz yönünü kaybediyorsun, biraz kendi dranatijligine sonradan gülüyorsun. Ve fark etmeden kendini inşaa ediyorsun.
Bugün kendimizi “daha bilen” hissetmemizin sebebi, dün yaptığımız birkaç efsanevi yanlış tercih olabilir.
Asıl mesele belki de gençliğin gençlerde olması değil. Asıl mesele, bazı insanların yaş almasına rağmen derinleşmemesi. Enerji gidiyor, merak gidiyor, cesaret gidiyor… ve geriye sadece takvim yaprakları kalıyor. O zaman insanın içinde ince bir cümle yankılanıyor:
Gençlik gençlerde heba olmadı… bazıları gençliğin ruhunu erken emekli etti.
Belki hayatın en zarif dengesi gençliğin enerjisi ile yaşın persoektifligini bir arada tutabilmek. Bugün sıkça duyduğumuz “ageless” hali belki de tam olarak bu: Hâlâ merak eden, hâlâ gülüp saçmalayabilen ama artık hangi savaşın gerçekten kendine ait olduğunu bilen biri olmak.
Hayat biraz ters çalışan bir sistem. Önce enerjiyi, zamanı vecesareti veriyor; ama zihin henüz net değil. Sonra deneyimi veriyor ve anlamı geriye dönük yüklüyor. Hayat gençliği kılavuzsuz veriyor, kılavuz ise yıllar sonra geliyor.
Ve insan tam o noktada fark ediyor:
Okumayı öğrenmiş.
Hem de… 20/20 bir zihinle.
Ayşen Darcan, Mart 2026
Website: aysendarcan.com
Instagram: dr.aysence


