
Sabah meditasyon yap. Daha sağlıklı beslen. Spor yap. Daha iyi uyu. Daha üretken ol. Daha sakin kal. Daha bilinçli yaşa.
Liste uzadıkça uzuyor.
Son yıllarda kendimizi geliştirmek, hayatımızın hiç bitmeyen bir projesine dönüştü. Her gün biraz daha iyi, biraz daha fit, biraz daha başarılı ve biraz daha farkında olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Sosyal medya ise bunun için sürekli yeni yollar gösteriyor: yeni bir rutin, yeni bir kitap, yeni bir egzersiz, yeni bir alışkanlık…
Peki ya bir noktada sadece yorulduysak?
Kendimizi geliştirmek elbette değerli. Bedenimizi dinlemek, zihnimizi anlamak ve hayatımızda bize iyi gelmeyen şeyleri değiştirmek bizi dönüştürebilir. Ancak gelişim, fark etmeden bir zorunluluğa dönüştüğünde kendimizle kurduğumuz ilişki de değişiyor. Sanki olduğumuz kişi hiçbir zaman yeterli değilmiş gibi.
Oysa her duyguyu çözmek, her davranışı değiştirmek ya da her gün yeni bir hedef belirlemek zorunda değiliz.
Bazen mutsuz olabiliriz. Bazen motivasyonumuzu kaybedebilir, hiçbir şey yapmak istemeyebiliriz. Bu, üzerinde çalışılması gereken bir problem olduğumuz anlamına gelmez.
Yoga pratiği bana bunun başka bir tarafını hatırlatıyor. Her gün daha derine gitmek, daha zor bir poz yapmak ya da bedenimizi sınırlarına kadar zorlamak gerekmiyor. Bazen sadece nefesi fark etmek, bedeni olduğu haliyle dinlemek yeterli.
Hayat da biraz böyle.
Her gün ilerlemek zorunda değiliz.

Telefonu bir kenara bırakmak, yürürken hiçbir şey dinlememek, kahvemizi acele etmeden içmek ya da birkaç dakika sessizce oturmak da hayatın bir parçası.
Uzun zamandır unuttuğumuz şey, sadece var olabilmek.
Kendimizi geliştirmek ile kendimizi kabul etmek birbirinin zıttı değil. Daha sağlıklı, daha güçlü veya daha bilinçli olmak isteyebiliriz. Ancak bunu kendimizi yetersiz gördüğümüz için değil, kendimize iyi bakmak istediğimiz için yapabiliriz. Gerçek gelişim, kendimizi sürekli değiştirmek zorunda hissetmediğimiz noktada başlıyor. Çünkü hayat, tamamlanması gereken bir kişisel gelişim projesi değil.
Bazen daha iyi bir versiyonumuza ulaşmak için koşmayı bırakıp, olduğumuz yerde kendimizi bulmamız gerekiyor.
Daha fazlasını yapmak değil.
Daha iyi olmak değil.
Bazen sadece olmak.
Instagram: @melispurelife
E-mail: a.melisgence@gmail.com


