Pazartesi, Mart 9, 2026

info@arttmodernmiami.com

Sınırlar Değişir, Duygular Değil: Göçmenliğin İnsan Hikâyeleri

-

|

Göç Hikâyeleri

Melda Sherman – Arttmodernmiami

Göçmenlik…

Gerçekten arafta kalmak mıdır?

   Uzun yıllardır göçmenlik üzerine yazıyorum. Bu süreçte yüzlerce insanla konuştum, sayısız röportaj yaptım. Migratory Birds kitabımı yazarken ise yalnızca bugünün hikâyelerine değil, yüzlerce yıl öncesine uzanan göç anlatılarına da baktım. Ve fark ettiğim şey oldukça çarpıcıydı:

Zaman değişiyor.

Ülkeler değişiyor.

Ama duygular değişmiyor.

Kayıp…

Özlem…

Korku…

Heyecan…

   Bir yerden başka bir yere giden insanlar, binlerce yıldır aynı duyguların içinden geçiyor. Dinlediğim hikâyeler o kadar farklıydı ki… Duygular aynı olsa da, hiçbir hayat birbirine benzemiyor. Her göç hikâyesi bir parmak izi gibi; tamamen kişiye özgü. Bu nedenle yeni kitabım için hazırladığım hikâyelerden bazılarını bu köşede paylaşmaya karar verdim.

Parenting and family lifestyle concept.

Kişilerin ve şehirlerin isimlerini değiştirerek anlatıyorum.

      Süreyya ile New York’ta tanışmıştım.

Neşeli, şen şakrak, konuşmayı seven bir kadındı. Zeki, bilgili ve görgülüydü. Yaşını hiç sormadım ama muhtemelen altmışlı yaşlarındaydı. Ama bazı insanları tanımak için yaşlarını bilmeye gerek yoktur. Çünkü bazı insanların hikâyeleri yüzlerinden okunur.

    Süreyya da öyleydi. Anlatmayı seviyordu. Zaten gerçek bir hikâyesi olan insanları susturmak kolay değildir.

    Süreyya büyük ve tanınmış şehirlerden birinde, oldukça iyi bir ailenin kızı olarak büyümüştü. Varlıklı bir doktor babanın ve korumacı bir annenin el bebek gül bebek yetiştirdiği güzel bir genç kadındı. Ailesinin beklentilerine uygun bir hayat kurdu.Bir doktorla evlendi.Dışarıdan bakıldığında her şey mükemmeldi. Ama bazı hayatlar vitrin gibidir. Parlak görünür…ama içi karanlıktır.

    Eşi zamanla şiddet uygulayan, narsistik bir adama dönüştü. Bu evlilikten bir çocukları oldu. Tam o yıllarda Süreyya’nın güçlü babası ve onu koruyan annesi de hayatını kaybetmişti.

Artık onu koruyan kimse yoktu.

   Kendisi eczacıydı. Eğitimliydi. Güçlüydü. Ama buna rağmen, dışarıdan imrenilen hayatının içinde giderek daha da yalnızlaşıyordu. Sonunda boşanmaya karar verdi. Çocuk annede kaldı. Henüz dokuz yaşındaydı.

    Çoğu insan için hikâye burada biter. Ama bazı hayatlarda asıl hikâye tam da burada başlar.

    Çünkü bazen bir kadın hayatını yeniden kurmak için yalnızca bir şey yapar:  Bir bavul hazırlar. İyimser bir plan yapar. Cesurdur; çünkü parası da vardır.Ve uçağa biner. Ama yalnız değildir. Yanında çocuğu ve üniversite yıllarından bir erkek arkadaşı vardır.

   Süreyya’nın Amerika’ya gelişi de tam böyle başladı. Ama Amerika’ya gelen herkes yeni bir hayata başlamaz.

Bazıları yalnızca eski hayatlarının gölgesini de yanında getirir. Süreyya’nın hikâyesi ise sandığımdan çok daha karmaşıktı.

Ve bana o gün söylediği bir cümleyi hâlâ unutamıyorum:

“İnsan bazen bir ülkeden değil… kendi hayatından göç ediyor.”

Süreyya’nın Amerika’daki gerçek ve inanılmaz hikâyesi ise

bir sonraki yazıda başlıyor.

—-Devam edecek—-

Melda Sherman

www.meldasherman.com

Instagram: @melssherman

Facebook: Melda Sherman

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!

Share this article

Recent posts

spot_img

Popular categories

spot_img